Köşe Yazıları

Çekmeköy’ü Yönetmek Önce Onu Anlamayı Gerektirir

|
Çekmeköy, artık geçmişin küçük beldesi ya da kırsal kimliğiyle anılacak bir yer değildir. Bugün; doğal güzellikleri, gelişen şehir yapısı, yaşam kalitesi ve güçlü sosyal dokusuyla İstanbul’un dikkat çeken, değeri her geçen gün artan ilçelerinden biridir. Bu nedenle Çekmeköy’ü yönetmek, yalnızca bir makamı temsil etmekten ibaret görülemez. Belediye başkanı, ilçe başkanı, meclis üyesi ya da herhangi bir siyasi görevde bulunmak; tek başına bu şehri anlamaya yetmez. Asıl mesele, Çekmeköy’ün ruhunu kavrayabilmek, sorunlarını doğru okuyabilmek ve geleceğini günübirlik kararlarla değil; akıl, bilim, liyakat ve ortak iradeyle planlayabilmektir. Bu sorumluluk yalnızca bir kişi ya da bir siyasi anlayışa ait değildir. İktidarıyla, muhalefetiyle, tüm siyasi partileri ve kamu adına görev yapan bütün yöneticileriyle Çekmeköy, ortak akılla yönetilmesi gereken kıymetli bir şehir kimliğine sahiptir. Unvanlar, makamlar ve görevler gelip geçicidir; geride kalan ise halka sunulan hizmet, oluşturulan güven ve topluma katılan değerdir. Çekmeköy’ün yarınları; liyakat sahibi, donanımlı, üretken, vizyoner, motivasyonu yüksek ve toplumla sağlıklı iletişim kurabilen yöneticilerle şekillenmelidir. Eleştiriye tahammül edebilmek kadar, yapılan doğru işleri takdir edebilmek de olgun ve kaliteli bir yönetim anlayışının göstergesidir. Çünkü şehirler; kavgayla değil, yapıcı eleştiriyle, istişareyle ve ortak akılla gelişir. Vatandaşın sesini duymayan, beklentilerini yeterince önemsemeyen, enerjisini hizmet üretmek yerine sürekli tartışmaların içinde tüketen yönetim anlayışları, şehirlerin gelişimine katkı sunamaz. Çekmeköy’ün ihtiyacı; polemik değil proje, gerilim değil çözüm, günü kurtaran adımlar değil geleceği planlayan güçlü bir vizyondur. Bir ilçenin gelişimi yalnızca yollar, binalar, parklar ya da fiziki yatırımlarla ölçülemez. Gerçek kalkınma; toplumun değerlerine, kültürel mirasına, aile yapısına, eğitime, çevreye, gençlere, kadınlara, yaşlılara ve sosyal dayanışmaya verilen önemle mümkündür. Güçlü şehirler, sadece betonla değil; güçlü değerlerle, sağlam karakterle ve ortak aidiyet duygusuyla inşa edilir. Bugün toplumsal değerlerin zayıfladığı, güven duygusunun örselendiği ve siyasete yönelik beklentilerin arttığı bir dönemde, siyaset kurumuna önemli görevler düşmektedir. İktidarıyla, muhalefetiyle ve tüm siyasi aktörleriyle; ayrıştıran değil birleştiren, ötekileştiren değil kucaklayan, toplumsal değerleri zedeleyen değil güçlendiren bir siyaset dili benimsenmelidir. Saygılı, seviyeli ve örnek bir siyaset anlayışı, toplumun yönetime duyduğu güveni artıran en önemli unsurlardan biridir. Toplumun beklentisi aslında çok açıktır: Liyakatten taviz verilmemeli, kalite ve vizyon her zaman ön planda tutulmalıdır. Yeterli donanıma, birikime ve temsil kabiliyetine sahip olmayan kişilerin, hak etmedikleri şekilde toplumun karşısına örnek yönetici profili olarak çıkarılması; kamuoyunun güvenini zedelerken, bilgi ve emeğiyle öne çıkan insanların da önünü kapatmaktadır. Çekmeköy, sıradan bir yönetim anlayışına teslim edilemeyecek kadar kıymetli bir ilçedir. Bu şehir; günü kurtaran değil, geleceği inşa eden; tartışmalarla zaman kaybeden değil, çözüm üreten; makamı önceleyen değil, millete hizmeti esas alan bir yönetim kültürünü hak etmektedir. Çekmeköy’ün gerçek potansiyelini ortaya çıkaracak olan temel unsurlar bellidir: Şeffaflık, liyakat, kalite, vizyon, güçlü toplumsal iletişim, ortak akıl ve halkın güvenini esas alan bir yönetim anlayışı. Bu ilkeler, siyasi görüşü ne olursa olsun, kamu adına sorumluluk üstlenen herkes için vazgeçilmez bir ölçü olmalıdır. Çünkü Çekmeköy’ü yönetmek, her şeyden önce Çekmeköy’ü anlamayı gerektirir. Yücel YALÇINKAYA ASİAD Genel Başkanı - Araştırmacı Gazeteci Yazar

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.