Mesajında Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türk askerinin Ada’daki mevcudiyetinin uluslararası gelişmeler ışığında stratejik önemini koruduğunu belirtti. Kıbrıs Türklerinin huzur, güvenlik ve geleceğinin Türkiye’nin temel öncelikleri arasında yer aldığını ifade eden Bahçeli, bu güvenlik anlayışının taviz verilmeyecek milli bir politika olduğunu dile getirdi.

Avrupa Parlamentosu tarafından yapılan açıklamaların gerçekleri yansıtmadığını savunan Bahçeli, Kıbrıs konusunda tek taraflı değerlendirmelerin çözüm sürecine katkı sağlamayacağını ifade etti. Kıbrıs Türk halkının yıllardır maruz kaldığı haksızlıkların görmezden gelinmesini eleştiren Bahçeli, adil ve kalıcı bir çözümün ancak mevcut gerçekliklerin kabul edilmesiyle mümkün olacağını kaydetti.

Bahçeli, Kıbrıs'ta sürdürülebilir bir barışın sağlanabilmesi için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) egemen eşitliğinin uluslararası toplum tarafından tanınmasının kaçınılmaz olduğunu belirtti. İki devletli çözüm modelinin Ada’daki mevcut siyasi ve toplumsal gerçeklerle uyumlu olduğunu ifade eden Bahçeli, müzakere süreçlerinin de bu temel üzerine inşa edilmesi gerektiğini söyledi.
Kıbrıs Türk halkının kendi devlet çatısı altında yaşamını sürdürme iradesine dikkat çeken Bahçeli, KKTC'nin uluslararası alanda hak ettiği statüye kavuşmasının hem bölgesel istikrar hem de kalıcı barış açısından önemli bir adım olacağını vurguladı. Türkiye’nin bu konudaki kararlı duruşunu sürdüreceğini belirten Bahçeli, Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerinin korunmasının milli bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
KKTC'nin Uluslararası Tanınması Kalıcı Barışın Anahtarıdır
Açıklamasının sonunda Kıbrıs Barış Harekâtı'nın tarihi önemine de değinen Bahçeli, harekâtın Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve varlığının teminatı olduğunu belirterek, kalıcı çözümün ancak KKTC'nin egemenliğinin kabul edilmesi ve iki devletli yapının uluslararası düzeyde tanınmasıyla mümkün olacağını yineledi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı ile Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Açıklamasında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 1974 yılında gerçekleştirdiği Barış Harekâtı'nın yalnızca Kıbrıs Türk halkının güvenliğini sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda Doğu Akdeniz'de kalıcı istikrarın tesis edilmesinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Bahçeli, Kıbrıs'ta iki eşit halk ve iki egemen devlet gerçeğinin artık tartışmaya kapalı olduğunu ifade etti.
Bahçeli, mesajının başlangıcında Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitleri rahmet ve minnetle andığını, hayatta olan kahraman gazilere ise şükranlarını sunduğunu belirtti. Türk milletinin tarih boyunca bağımsızlığı ve kardeşlerinin güvenliği için her türlü fedakârlığı göze aldığını dile getiren Bahçeli, 20 Temmuz 1974 tarihinin Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu ifade etti.
Açıklamasında, Türkiye'nin barıştan yana tavrını zayıflık olarak değerlendiren çevrelere karşı Kıbrıs Barış Harekâtı'nın, Türk devletinin gücünü ve kararlılığını tüm dünyaya gösterdiğini söyleyen Bahçeli, Kurtuluş Savaşı sonrasında Türkiye'nin uluslararası alanda sergilediği en önemli askeri ve siyasi irade örneklerinden birinin bu harekât olduğunu kaydetti.
Bahçeli: 20 Temmuz Türk Milletinin Tarihe Vurduğu İradedir
Bahçeli'ye göre 20 Temmuz 1974, Kıbrıs Türk halkını Ada'dan tamamen silmeyi, Enosis hedefi doğrultusunda Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlamayı ve Doğu Akdeniz'deki Türk varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan planların kesin biçimde boşa çıkarıldığı tarihi bir gündür. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin müdahalesiyle Rum-Yunan ittifakının yıllardır sürdürdüğü ilhak hedeflerinin başarısızlığa uğradığını belirten Bahçeli, Enosis hayalinin de tarihe gömüldüğünü ifade etti.
Kıbrıs Türkü Asla Yalnız Bırakılmadı
Türk milletinin hiçbir zaman Kıbrıs Türklerini yalnız bırakmadığını dile getiren Bahçeli, Türkiye'nin, karşı karşıya kaldığı uluslararası baskılara ve diplomatik engellemelere rağmen tarihi sorumluluğunu yerine getirdiğini söyledi. Türk bayrağının ve Kıbrıs Türk halkının geleceğinin hiçbir zaman Rum-Yunan yönetiminin insafına terk edilmediğini belirten Bahçeli, bunun Türk milletinin milli duruşunun en önemli göstergelerinden biri olduğunu kaydetti.
Kıbrıs'ın yalnızca bir ada olmadığını vurgulayan Bahçeli, buranın Anadolu'nun güney güvenlik hattını oluşturan stratejik bir bölge olduğunu ifade etti. Aynı zamanda Doğu Akdeniz'deki milli hak ve çıkarların korunmasında kilit bir konuma sahip bulunduğunu belirten Bahçeli, şehitlerin kanıyla vatan haline gelen Kıbrıs'ın Türk milletinin tarihi mirası olduğunu söyledi.
Ankara ile Lefkoşa arasındaki bağın koparılamayacağını ifade eden Bahçeli, Türkiye'nin güvenliği ile Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini dile getirdi. Aynı şekilde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenliğinin de Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki itibarı ve stratejik gücüyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.
Bahçeli, Kıbrıs Türklerinin Ada'nın asli unsuru olduğunu vurgulayarak, Osmanlı Devleti'nin 1571 yılında Lala Mustafa Paşa komutasında gerçekleştirdiği Kıbrıs Seferi'nin ardından Türk varlığının adada kökleştiğini hatırlattı. Aradan geçen yüzyıllar boyunca Kıbrıs Türklerinin kendi kimliğini, kültürünü ve devlet olma iradesini koruduğunu ifade eden Bahçeli, Kıbrıs Türk halkının büyük Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
Bu tarihi mirasın yalnızca geçmişten gelen bir hak olmadığını belirten Bahçeli, yüzyıllar boyunca verilen mücadelelerin, çekilen acıların ve ödenen ağır bedellerin bugün ulaşılan noktayı oluşturduğunu dile getirdi. Vatan sevgisini her şeyin üzerinde tutan kahramanların fedakârlıkları sayesinde Kıbrıs Türklerinin varlığını sürdürebildiğini ifade etti.
Rum ve Yunan tarafının Helenist yayılmacılık anlayışı doğrultusunda Kıbrıs Türklerine yönelik ağır saldırılar gerçekleştirdiğini söyleyen Bahçeli, birçok köyün kuşatıldığını, ailelerin dağıldığını ve kadın-çocuk ayrımı yapılmaksızın sivillerin hedef alındığını belirtti. Bu dönemde Kıbrıs Türk halkının sistematik saldırılara ve katliamlara maruz kaldığını ifade etti.
Bahçeli, böylesine zor şartlar altında kurulan Türk Mukavemet Teşkilatı'nın Kıbrıs Türklerinin milli direnişinin simgesi haline geldiğini söyledi. Dağınık halde bulunan direniş ruhunu tek bir hedef etrafında birleştiren teşkilatın, askeri disiplinle hareket ederek Kıbrıs Türk halkının bağımsızlık mücadelesini ayakta tuttuğunu belirtti.
Türk Mukavemet Teşkilatı'nın Mücadelesine Övgü
Türk Mukavemet Teşkilatı'nın, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 20 Temmuz 1974'te gerçekleştirdiği harekâta kadar kesintisiz şekilde direnişini sürdürdüğünü dile getiren Bahçeli, ismi bilinmeyen pek çok mücahidin cesaretinin Türk milletinin hafızasında sonsuza kadar yaşayacağını ifade etti.
Kıbrıs Barış Harekâtı'nın, Kıbrıs Türk halkını yok etmeye çalışan zihniyete karşı Türkiye Cumhuriyeti'nin kararlı cevabı olduğunu belirten Bahçeli, harekâtın sadece askeri bir operasyon değil, aynı zamanda tarihi ve milli bir sorumluluğun yerine getirilmesi anlamına geldiğini söyledi.
Türkiye'nin uluslararası antlaşmalardan doğan garantörlük haklarını kullanarak gerçekleştirdiği harekâtın yalnızca Kıbrıs Türklerine değil, Ada'nın tamamına barış ve istikrar getirdiğini ifade eden Bahçeli, yarım asrı aşan huzur ortamının bunun en açık kanıtı olduğunu belirtti.
Türk Askerinin Ada'daki Varlığına Güçlü Vurgu
Türk askerinin Ada'daki varlığını eleştiren çevrelere de değinen Bahçeli, bu kişilerin 1974 öncesinde yaşanan katliamları, saldırıları ve Kıbrıs Türklerinin maruz kaldığı zulmü görmezden geldiğini söyledi. Harekâtı "işgal" olarak nitelendiren söylemlerin tarihi gerçeklerle bağdaşmadığını belirten Bahçeli, bunun bilinçli bir çarpıtma olduğunu ifade etti.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kıbrıs'taki varlığının yeni saldırıları önleyen en önemli caydırıcı unsur olduğunu belirten Bahçeli, bu askeri mevcudiyetin hem Kıbrıs Türk halkının güvenliği hem de Doğu Akdeniz'deki barış ortamının korunması açısından vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Kıbrıs'ta İki Eşit Millet ve İki Egemen Devlet Gerçeği Vardır
Kıbrıs'ın Türk milleti açısından yalnızca stratejik bir bölge olmadığını dile getiren Bahçeli, buranın şehitlerin emaneti, mücahitlerin mirası ve milli onurun simgesi olduğunu belirtti. Açıklamasında Kıbrıs'ta iki eşit halkın ve iki egemen devletin bulunduğunu yeniden vurgulayan Bahçeli, bu gerçeğin uluslararası toplum tarafından kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.
Avrupa Parlamentosu Raporuna Sert Tepki
Bahçeli, Avrupa Parlamentosu'nun 17 Haziran 2026 tarihinde kabul ettiği Türkiye Raporu'nu da eleştirerek, raporun Kıbrıs konusunda tarafsızlıktan uzak olduğunu söyledi. Raporda Kıbrıs Türk halkının yalnızca "meşru bir topluluk" olarak tanımlanmasını ve federasyon modelinin tek çözüm yolu olarak sunulmasını kabul edilemez bulduğunu ifade etti.
Kıbrıs Türk halkının geleceğine yön verecek iradenin Brüksel'de değil, Kıbrıs Türklerinin kendi iradesinde bulunduğunu söyleyen Bahçeli, Türk Mukavemet Teşkilatı'nın mücadelesinin, Türkiye'nin garantörlüğünün ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kuruluş iradesinin bu gerçeğin temelini oluşturduğunu belirtti.
Avrupa Parlamentosu'nun KKTC'nin uluslararası alandaki girişimlerinden ve Türk Devletleri Teşkilatı ile İslam İşbirliği Teşkilatı nezdindeki ilişkilerinden rahatsızlık duymasını da eleştiren Bahçeli, bu yaklaşımın siyasi açıdan geçersiz olduğunu ifade etti.
Yıllardır farklı isimlerle gündeme getirilen federasyon modellerinin artık geçerliliğini yitirdiğini belirten Bahçeli, Kıbrıs Türk halkını Rum yönetimine bağlı bir azınlık konumuna düşürecek hiçbir çözümün kabul edilemeyeceğini söyledi. Kalıcı ve adil bir çözümün ancak Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliğinin tanınmasıyla mümkün olacağını belirten Bahçeli, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası toplum tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınmasının barışın temel şartı olduğunu ifade etti.
Bahçeli'den Kıbrıs'ta İki Devlet Mesajı
Mesajının sonunda Bahçeli, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümünü ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nı kutladı. KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş başta olmak üzere tüm şehitleri ve hayatını kaybeden gazileri rahmet ve minnetle andığını belirtti.
Ayrıca Kıbrıs Barış Harekâtı kararını alan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan'ı da saygıyla yad eden Bahçeli, harekâtı başarıyla gerçekleştiren Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teşekkür etti. Bahçeli, açıklamasını "Kıbrıs Türk'tür, Türk'ün öz yurdudur ve ilelebet Türk kalacaktır." sözleriyle tamamladı.
thabergazetesi
Yorum Yazın