Köşe Yazıları

ADALETTE TEK KAPI SİSTEMİ KADI ŞERİFLİK

|
Uzun zamandır üzerinde çalıştığım bir kitap projem var. Henüz tamamlanmadı. Çünkü hayat durağan değil, dinamiktir; İnsanlar, ihtiyaçlar ve sorunlar sürekli değişiyor. Sosyal medyada yapılan tartışmalar, vatandaşların günlük hayatta yaşadıkları sorunlar ve değişen toplumsal şartlar, zaman zaman ilk fikirlerinizi geliştirmenizi, bazen de yeniden gözden geçirmenizi zorunlu kılıyor. Bu çalışmamın adı başlangıçta "Yeni Adil Düzen" idi. Daha sonra merhum düşünür Nurettin Topçu'nun Anadolu Sosyalizmi anlayışından da ilham alarak çalışmamı "Hibrit Sosyalizm" olarak adlandırmaya karar verdim. Kitabımda kendime sorular soruyor ve bu sorulara cevaplar arıyorum. Ancak bazı fikirlerin yalnızca kitap sayfalarında kalmaması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle önemli gördüğüm bölümleri kamuoyunun tartışmasına açmak amacıyla zaman zaman köşe yazıları hâlinde paylaşmayı tercih ediyorum. Bugünkü konumuz adalet. Son zamanlarda, yıllar önce üstü kapanmış cinayet dosyalarının yeni deliller ışığında yeniden gündeme gelerek suçluların yakalanması, adaletin tecellisi adına sevindiricidir. Bu vesileyle Sayın Adalet Bakanımıza ve Sayın İçişleri Bakanımıza gayretleri için teşekkür ederim. Gelelim önerdiğim sisteme.   Soru: Adaletin hızlı tecelli etmesi için nasıl bir reform öneriyorsunuz? Günümüzde vatandaşların en büyük şikâyetlerinden biri adalet süreçlerinin uzun sürmesidir. Basit bir alacak verecek meselesi, kira uyuşmazlığı, komşuluk anlaşmazlığı veya sözleşmeden kaynaklanan bir ihtilaf bazen yıllarca sonuçlanamamaktadır. Oysa geciken adalet çoğu zaman adalet olmaktan çıkar. Sorunun bir kısmı da vatandaşın hangi kuruma başvuracağını bilememesidir. Karakol, savcılık, arabulucu, mahkeme ve icra dairesi derken vatandaş çoğu zaman devlet kurumları arasında dolaşmak zorunda kalmaktadır. Benim önerdiğim modelin temel ilkesi şudur: Vatandaş adalet ararken kurumlar arasında dolaşmamalıdır. Vatandaş bir kapıya gitmeli, devlet kendi içinde çözümü organize etmelidir. Bu anlayıştan hareketle Hibrit Sosyalizm modelinde "Tek Kapı Adalet Sistemi" adını verdiğim bir ön adalet mekanizması öneriyorum. Bu sistem, "Tek Durak Hizmet" (One-Stop Service) anlayışının adalet alanına uygulanmış hâlidir. Bu sistemin ilham kaynağı Osmanlı'nın kadılık müessesesidir. Osmanlı'da kadı yalnızca bir hâkim değildi. Tarafları dinleyen, uyuşmazlıkları çözen, belgeleri inceleyen ve toplumsal düzenin korunmasına katkı sağlayan bir makamdı. Elbette günümüz dünyasında o kurumu olduğu gibi yeniden kurmak mümkün değildir. Ancak onların hızlı çözüm üreten ruhunu günümüz hukuk sistemiyle birleştirmek mümkündür. Bugün karakollar vatandaşın güvenlik kapısıdır. Benim önerdiğim sistemde ise karakollar hem güvenliğin hem de adalete erişimin ilk kapısı hâline gelecektir. Bu amaçla her il ve ilçede, polis merkezleri bünyesinde veya onlarla koordineli çalışacak "Kadı-Şerif" adı verilebilecek bir ön adalet makamı oluşturulabilir.   Kadı-Şeriflik, adalet arayışında vatandaşın ilk başvurduğu makam olacaktır. Vatandaş şikâyetini doğrudan bu birime iletecektir. Kadı-Şerifler şikâyeti değerlendirecek;
  • Alacak verecek uyuşmazlıkları, • Kira anlaşmazlıkları, • Komşuluk ihtilafları, • Tüketici şikâyetleri, • Küçük ticari uyuşmazlıklar, • Basit sözleşme ihtilafları
gibi konularda, işin önemine binaen hemen veya birkaç gün içinde;
  • Tarafları dinleyecek, • İlk incelemeyi yapacak, • Gerekli bilgi ve belgeleri toplayacak, • Uzlaşma imkânlarını araştıracak, • Kolluk kuvvetleriyle koordinasyon sağlayacak, • Acil durumlarda delillerin korunmasını temin edecektir.
  Konu daha geniş uzmanlık alanı gerektiren ve mahkemelerin görev alanına giren bir mesele ise, kendisine gelen dosyayı inceleyecek, tarafları dinleyecek, kanaatini yazacak ve varsa delillerle birlikte ilgili ihtisas mahkemesine gönderecektir. Ayrıca tarafları süreç hakkında bilgilendirecektir. Şüphelilerin kaçma ihtimali varsa gerekli işlemlerin yapılması için dosyayı derhâl savcılığa intikal ettirecektir. Kadı-Şerifler dosyanın durumuna göre bir hafta içinde, en geç bir ay içinde karar verecektir.
  • Kira ödememek suretiyle temerrüde düşen ve haksız işgal durumuna sebebiyet veren kiracıların tahliye süreçlerini başlatabilecektir. • Bazı küçük ticari anlaşmazlıklarda verilen kararlar doğrudan uygulanabilecek,
  • Acil müdahale gerektiren olaylarda mevcut hukuk kuralları çerçevesinde kolluk kuvvetleri derhâl harekete geçecektir.
Böylece mağdurun mağduriyeti kısa sürede giderilecektir.   Bu sistemin amacı yeni bir bürokrasi oluşturmak değil, mevcut bürokrasiyi azaltmaktır. Aynı zamanda "Tek Noktadan Hizmet" anlayışını adalet sistemine taşımaktır. Nasıl ki sağlık sisteminde her hasta doğrudan uzman hekime gitmeden önce aile hekimine başvuruyorsa, adalet sisteminde de her uyuşmazlık doğrudan yıllarca sürebilecek dava süreçlerine girmeden önce bir ön değerlendirme ve çözüm aşamasından geçmelidir. Böylece vatandaş daha hızlı sonuca ulaşacak, mahkemelerin iş yükü azalacak ve devletin adalet hizmetleri daha etkin hâle gelecektir.   Bir devletin gücü yalnızca ekonomisinin büyüklüğüyle ölçülmez. Vatandaşın adalete olan güveni de en az ekonomik kalkınma kadar önemlidir. İnsanlar haklarını zamanında alabildiklerinde devlete olan güvenleri artar, toplumsal huzur güçlenir. Hibrit Sosyalizmin adalet anlayışı; modern hukukun güvencelerini korurken, kadı sisteminin hızını günümüz şartlarına uyarlamayı amaçlamaktadır. Çünkü adalet yalnızca doğru karar vermek değildir. Adalet, doğru kararı makul sürede verebilmektir. Ve belki de bu reformun özü tek bir cümlede saklıdır: "Mahkeme son kapı olmalı; adalet ise vatandaşın ilk ulaştığı hizmet olmalıdır.    

Yorum Yazın

Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.